Ramazanın Manevi Havasını Yaşamak

0

Ramazanın Bereketinden Daha Fazla Pay Almak

Ebu Hureyre (r.a.) Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Ramazanın Manevi Havasını Yaşamak

Oruç bir kalkandır. Oruçlu olan hiç kimse edepsizlik ve akılsızlık yapmasın. Bir kimse onunla kavgaya veya argo bir lafa girerse, ona “Ben oruçluyum, ben oruçluyum” diyerek cevap versin.

Bilindiği gibi Ramazan ayında oruç tutmak, Müslüman’ların temel görevlerden biridir. Bazı alimler bu görevleri İslam’ın yapısının üzerine inşa edildiği direkler olarak görmektedirler.

Ramazan ayında oruç tutmanın, İslam’ın temel bir görevi olarak önemi bakımından Namaz ve zekat ile aynı seviyede olduğunu söylemeye gerek yok. Gerçekten de, özel bir statüye sahiptir, çünkü doğrudan veya olumlu bir eylemden ziyade yalnızca çekimserlik yoluyla yerine getirilebilir.

Bu sebeple Allah Rasûlü (s.a.v.) tarafından bir hadis  kudsisinde Allah’ın şöyle buyurduğunu söyler:

” Oruç hariç, insanın yaptığı her şey kendisine aittir ve orucu bana aittir ve ona göre mükafatını ben veririm .” (Buhari)

Bunun nedeni, kişinin oruç tuttuğunu gösteren açık bir işaret olmamasıdır.

İslam, keskin ahlaki değerlere sahip bir dindir. Bu, tüm Müslümanların uyması gereken ciddi bir ahlak kuralına yansır. Görgü kuralları, nezaket, başkalarına iyilik ve iyi sosyal ilişkilere elverişli olmayan her şeyden uzak durmak da İslam ahlakının bir parçasıdır.

Bununla birlikte, özellikle belirli ibadet eylemleriyle ilişkilendirilen ahlak ve görgü kurallarının belirli yönleri vardır. Burada oruçla ne tür toplumsal değerlerin ilişkilendirildiğini düşünmek yerinde olur. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

Oruç bir kalkandır. Oruçlu olan hiç kimse edepsizlik ve akılsızlık yapmasın. Bir kimse onunla kavgaya veya argo bir lafa girerse, ona “Ben oruçluyum, ben oruçluyum” diyerek cevap versin.
Ramazanın Bereketi
Ramazanın Bereketi

 

Peygamber (s.a.v.) orucu, oruç tutanı cehennem ateşinden koruyan bir kalkan olarak gördüğünde çok yerinde bir tarif verir.

Nitekim oruç, birden fazla şekilde koruma sağlar. Oruç bedeni zayıflattığı gibi, günahlı arzuları da zayıflatır. Bu, oruç tutan kişinin herhangi bir günah işlemeye yönelik her türlü ayartmaya karşı daha dirençli olmasını sağlar. İnsan, meşru olsun veya olmasın, her türlü arzu ve isteklerini yerine getirme isteğini her zaman hissettiğinden, oruçla bu arzuların zayıflaması, bu eşsiz ibadetin koruyucu yönünü ortaya koymaktadır.

Orucun diğer koruyucu etkisi, Allah’ın orucu çok cömertçe mükafatlandırmasında görülür. Allah’ın her iyiliği, değerinin en az on katı kadar mükafatlandırdığı bilinmektedir. Bazı iyi amelleri, kıymetinin 700 katı kadar mükâfatlandıracak kadar mükâfatını kat kat artırır. Ramazanın Manevi Havasını Yaşamak

Ancak bu rakam, Allah’ın mükâfatının tavanı değildir. İyi eylemleri çok daha cömertçe ödüllendirebilir. Biz insanlar yargıç değiliz, Yargıç olan ve ona göre mükafatını verecek olan yalnızca Allah’tır. İmam Malik, başkaları tarafından farklı şekillerde nakledilen şu hadisi nakleder:

İnsanoğlunun yaptığı her amelin misliyle çarpılır; güzel bir amel, değerinin on katı, 700 katına kadar ve hatta Allah’ın dilediği kadar fazladır. Allah Teâlâ şöyle buyurur: Bana ait olan oruç müstesna ve onun mükâfatını ben veririm.

Burada çok açık olan şey, orucun daha büyük değerini ve kazandığı büyük ödülü vurgulamak için istisna yapıldığıdır. Allah istisna yapar ve onu kendisine nispet eder. Orucun sadece O’na sunulduğunu vurgular. Bu nedenle, onu diğer herhangi bir eylemden daha cömertçe ödüllendirerek karşılık verir. Bu, [Sabredenlerin mükâfatları hesapsız verilecektir ] (Zümer 39:10) diyen bir Kuran ayeti ile teyit edilmektedir .

Hesabın olmaması, ödülün sınırsız olduğu anlamına gelir. Kuran alimlerinin ve yorumcularının çoğu, bu ayetteki “sabır edenler” tabirini oruç tutanlar olarak yorumlamaktadır. Çünkü oruç, ancak kişinin imanı kuvvetli ise verilebilir. Allah’ın burada anlamamızı istediği şey, Kendisine vakfedilen bu ibadeti, batıl maksatla yapılamayacağı için kabul etmesi ve kıymetine göre değil, cömertliğine göre mükâfatlandırmasıdır. sınırsızdır.

Ayrıca, oruç tutan insanın yaptığı iyiliklerin mükafatını Allah çok daha cömertçe verir. Bu tür ödüller, oruç tutan kişiyi cehennem ateşinden korur. Kıyamet gününde iyilikler, kötülüklerle dengelendiği için, orucun kat kat karşılığı çok daha değerli görünmektedir.

Bir kimse, yaptığı iyilikler, günahlarını gidermek için gerekenden yoksun kalırsa, Allah’ın onlara çok değer verdiği için, Ramazan’daki iyiliklerin kendisine çok fayda sağlayacağını görecektir. Bu, orucun insana sağladığı korumadır. Ramazanın Manevi Havasını Yaşamak

Oruçluyken özellikle müstehcenlikten uzak durmamız gerekir. Nitekim Peygamber (s.a.v.)’in burada kullandığı fiil, müstehcen konuşma, cinsel ilişki ve bunun ön hazırlıkları ile herhangi biriyle cinsel ilişkiden bahsetmeyi ifade eder. Çünkü oruç sadece yemekten ve içmekten değil, aynı zamanda Cima’dan da uzak durmaktır.

Oruç Tutmak
Oruç Tutmak

 

Oruç günü boyunca yiyecek ve içecek hakkında konuşmak yasak olmamakla birlikte, cinsellik hakkında konuşma konusunda kısıtlamamız vardır, çünkü bu tür konuşmalar müstehcenliğe düşmeden yürütülemez.

Ayrıca nezaket dışı davranmamamız da gerekiyor. Burada kullanılan Arapça tabir, bilhassa bağırıp, sesini yakışıksız bir şekilde yükseltmeyi ifade eder. Bu hadisin bazı versiyonlarında kullanılan terim, özellikle herhangi bir sözlü tartışmaya girme ve sesini yükseltme anlamına gelir. Oruçlunun, kendisiyle çekişmeye çalışanlara karşı bile çok terbiyeli davranması gerekir.

Bu, kendisini oruçlu bir kişinin sözlü bir savaşa veya argo bir kibrit içine düştüğünde bulan duruma değinen hadisin geri kalanında yeniden vurgulanmaktadır. Cevap vermemesi söyleniyor. Yapması gereken, oruçlu olduğunu karşıdakine bildirmektir.

Böyle bir beyanla, aslında, oruçluların edeplerini yerine getirmeye karar verdiği için böyle bir sözlü tartışmaya girmeyi reddettiğini rakibine anlatmaktadır.

Hadis-i şerifte anlatıldığı gibi bir durumda oruçlu bir kimse, “Ben oruçluyum” diyerek bir tartışmaya sürüklenmemeye çalışır. Her Müslümanın oruç tutması gereken Ramazan ayında bu olursa karşı tarafa açıkça söyler. Bu, eğer Müslüman ise, karşı tarafa, özellikle oruçluyken, bir kişinin kavgalardan kaçınmasını gerektiren İslam’daki davranış kuralları hakkında bir hatırlatma görevi görür.

İradeyle veya Ramazan ayı dışında oruç tutulduğunda durum ortaya çıkarsa, kişinin kendi kendine “Oruçluyum” demesi tercih edilir. Bu, kişinin böyle bir duruma çekilmemesi gerektiğini kendine hatırlatıyor. Ramazanın Manevi Havasını Yaşamak

Ayrıca, bu sözü yüksek sesle söylemek, orucuyla övünme ihtimalini de ortadan kaldırır. Hatta karşıdaki kişi bu söze dokunabilir ve onu övünmekle suçlayabilir ki bu da daha da kötü bir tartışmaya yol açabilir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.